Adana Avukat İsmail Sari
Avukat İsmail Sarı
 
BİZİM ADANA YİNE SEL SULARI ALTINDA
                              Bu memlekette, Hırsızlık, yolsuzluk almış başını gidiyor. Hırsıza, niçin çalıyorsun diyen suçlu, haksızlık yapan itibar sahibi, haksızlığa uğrayan suçlu, birilerinin sırasını haksız yere alan haklı, sırasını kaybeden enayi gözüyle bakılır oldu. Oysa ne garip! Haksızlık yapan, çalan, başkasının sırasını haksız yere ele geçiren yaptığı davranışı kendinde doğal bir hak olarak görmektedir. Kendisince, aldığının alın teri olduğunu elinden geldiğince bağırarak kendini haklı göstermektedir. Haksızlığa uğrayanın ise, kendi  hakkını savunacak, kendini haklı gösterecek medeni cesaretten günden güne kaybetmekte, adeta sinmiş duruma gelmektedir.İçlerinde üç -beşi  bu cesareti gösterecek olsa , diğerleri “….dünyanın en doğrusu sen misin, niçin karşı koydun ….”” gibi söylemlerle, onlarında tüm cesaretlerini ortadan kaldırmaktadır.Bu bağlamda, gerçekten haklı olanın sesi, haksız olup da bağırandan daha  yüksek çıkmadığı sürece, gözümüzün önündeki  haksızlığı haklı görür olduk.
                              Buradan, bir haksızlığa dikkat çekmek istiyorum. Bu şehrin insanları için, bu şehrin tüm sokaklarında artık arabalardan park ücreti tahsil edilir oldu. Oysa bu şehri yönetenler, bu şehirde iş yapan her müteahhitten, her yaşayandan,her araba sahibinden her apartman için, her bina için, bu tür işler için tahsil ettikleri paraları, bu şehrin araçlarını park edecek modern otoparklar, yollar, bulvarlar yapma yerine, daha önce park yasağı olan trafik polislerince trafik cezası kesilen yolları, caddeleri ve sokakları sırf para kazanma uğruna yayaları yürüyemez hale getirdiler. Bu kargaşalık, yayaların tüm caddelerde, caddenin karşı tarafında nerede işi var ise oradan karşıdan karşıya geçmeyi alışkanlık haline getirdi. Trafik polisleri, araçları olanlar için trafik cezalarını uygularken yayaların sorumsuz davranışlarında sessiz kalmakta nedense onlar yönünden trafik kurallarının çiğnenmesi yasal sayılmaktadır. Oysa her gün birçok insan trafik kazası ile ya karşı karşıya kalmakta, yâda trafik kazası yapmaya her an aday durumunda bulunmaktadır. Onlara yaya geçidinden ve yaya ışığından geçmesi yönünde uyarı bile yapma gereği duymamaktadır.
                             Yine bu şehirde biraz fazlaca yağmur yağdığında yollarda, bulvarlarda caddelerde ve sokaklarda biriken sular caddelerde seyreden araçlara, teknelerle dolaşılır gibi izlenim uyandırmakta, kaldırımlarda yürüyenler yağmurda ıslanmasa da, arabaların kaydırdığı sular nedeniyle kaldırımda duş almakta, örnek vermek gerekirse hafta sonu yağan yağmur nedeniyle tüm alt geçitlerin, Turgut Özal Bulvarı, Kenan Evren Bulvarı, Mücahitler Bulvarı, Doktor Sadık Ahmet Bulvarı gibi eğimi en fazla olan yerlerde bile suyun araçlara geçit vermemesi birikmesi gibi. Hani yapıyorsunuz, yaptırıyorsunuz amenna iyi niyetli hizmet sonuna kadar destekler, teşekkür ederiz. Biz vatandaşlara düşen görev var ise yapmaya da hazırız. Ama denetleme makamları ne işe yarıyor. Suyun akacağı eğimi bile hesaplamadan uzak, suyun geçeceği bir geçit yaparak, ana logarlarla bağlantısını yapmaktan bi haber insanlar mı var. Bu şehri yönetenlerin kadrolarında, yoksa boşvermişlikmi?.
                       Ben eminin, bu şehirde çok fazlasını yapacak insanların olduğundan. Hepimiz, boşvermişlikten kurtulup, görevimizi yaptığımızda bu şehir daha yaşanır hale gelecektir.
                           

 
Ziyaretçi Sayısı : 625796 Sayfa Gösterimi : 8348552 Online Kişi: 20